23. GÜN: HIRSLARIN DİZGİNLENMESİ VE ŞÜKÜR (ADİYAT SURESİ)
- bülent arslan

- 12 Mar
- 2 dakikada okunur
"Vaktimi geri dönüşü olmayan bir cevher bilerek... elimdeki bilgiyi ve imkân fazlasını ihtiyacı olanla İNFAK ederek bereketi çoğaltacağıma söz veriyorum."
Ayet ve Nüzul Bağlamı
Sure, soluk soluğa hedefine koşan, tozu dumana katan ve ansızın baskın yapan savaş atlarının tasviriyle başlar:
"O harıl harıl koşanlara, kıvılcım saçanlara, sabahleyin baskın yapanlara, tozu dumana katanlara ve topluluğun ortasına dalanlara andolsun ki; İnsan Rabbine karşı çok nankördür. Ve kendisi de buna şahittir. Kuşkusuz o, mal sevgisine (servet tutkusuna) çok düşkündür."
bu tasvir, sadece atları değil; insanın körü körüne bir hırsla, başkasının hakkını gözetmeden hedefine saldırışını temsil eder. İnsan, biriktirme hırsıyla (Tekasür) hareket ederken nankörleşir.
Tahkik: Derin Bakış
Nankörlük (Kenud): "Kenud", nimetin içinde olup da onu vereni ve o nimetin toplumsal sorumluluğunu unutmaktır. Sizin İnfak bilinciniz, bu nankörlüğü yıkan en büyük eylemdir.
Mal Sevgisi: Maddiyatın esiri olan insan, liyakati ve adaleti unutur. Sadece "daha fazla" için tozu dumana katar ama geride ne bıraktığına bakmaz.
Göğüslerdekilerin Ortaya Çıkışı: Surenin sonunda "Kalplerde/göğüslerde olanlar devşirilip ortaya konduğunda" denir. Bu, niyetlerin şeffaflaşması (Tebyin) demektir.
Öğren ve Öğret Mesajı
Neyi Öğreniyoruz?
Hırsla koşarken neyi çiğnediğimize bakmamız gerektiğini öğreniyoruz. Başarının sadece "hedefe ulaşmak" değil, o hedefe "adaletle ve şükürle" varmak olduğunu kavrıyoruz. Nankörlüğün, insanın kendi vicdanına karşı verdiği en büyük yenilgi olduğunu öğreniyoruz.
Neyi Öğretmeliyiz?
Çevremize; rekabetin bir "yok etme" savaşı değil, bir liyakat yarışı olması gerektiğini öğretmeliyiz. Topluma; biriktirmenin değil, helalinden kazanıp hakça paylaşmanın onurunu tebyin etmeliyiz. Malın ve mülkün bizi değil, bizim onu (insanlık adına) yönetmemiz gerektiğini anlatmalıyız.
Günün Ahdi (Sizin İçin Bir Uygulama)
Bugün, bir şeyi elde etmek için duyduğunuz o yoğun hırsı ("Adiyat" hırsını) bir anlığına durdurun. Sahip olduğunuz nimetleri sayın ve "Bunda başkalarının ne kadar hakkı var?" diye düşünün. Koşturmaca içinde unuttuğunuz birine teşekkür edin veya elinizdeki bir imkanı (bilgi, zaman) karşılık beklemeden paylaşarak nankörlük prangasını kırın.
"Vaktimi geri dönüşü olmayan bir cevher bilerek; elimdeki imkân fazlasını ihtiyacı olanla İNFAK ederek bereketi çoğaltacağıma İNSANLIK ONURUM VE ŞEREFİM ÜZERİNE SÖZ VERİRİM."




Yorumlar